Yürüyorsun.
Bu küçük şeylerin seni taşıdığını, hatta yürüttüğünü anlayabildin en sonunda. oysa ki beş güneş öncesine kadar o küçük şeylerle oynuyor, ne işe yaradıklarını bir türlü anlayamadan onları öpmeye çalışıyordun. Şimdi ise ayaklarının küçücük uzantılarla süslenmiş olmasını anlayamıyorsun. her birinde beşer tane olan bu küçük şeylere dokunup dokunup duruyorsun, bir türlü bir anlam veremiyorsun.
Evet, tam beşinci güneşindesin yürümenin.
Gözlerini açalı belki onlarca, yüzlerce güneş görmüşsündür. Güneşin kayboluşunu merakla beklerken uyuyakalmış, düşmüşsündür çoğu kez. Ayakta durabildiğin zamanlar olanca gücünle ayaklarına yüklenmiş, güneşe yetişmeye çalışmışsındır. Eline almak istediğin zaman becerememiş, ağlamışsındır. Hatta sürekli ona bakarak inada bindirmişsindir bu durumu, fakat o sana göz bile kırpmamıştır. En büyük maceralarını onunla yaşamışsındır.O senin güneşindir bir tek. O, senin için vardır orada. Senin ona ulaşmanı beklemiştir hep. Artık tek amacın ona ulaşmak olmuştur.
Aylardan güneş.
Bu sıcak havada sımsıkı giydirmişler seni. Yürüdüğünü herkese göstermek isteyen o memeli yorgun düştüğüne aldırış etmeden kilometrelerce yürütmüşken o sevimli bedenini, sen her defasında yukarıya bakmış, bu yürümelerin bir sonuca varacağını düşünmüşsündür. Memeli seni bir yerde bırakıp karşına geçiyor, elleriyle seni kendisine çağırıyorken, sen o memelinin yerinde hep güneşi hayal etmişsindir. Hep aynı heyecanla hızlı adımlarla giderken ona, seni saran o sıcaklığın sahteliğini hissetmişsindir. Daha sıcağını istemişsindir, güneş kadar sıcağını.
Toprağa oturdun. Senden daha küçük hareketli şeyleri görünce ağladın ilk önce. Sonra onlara dokunmak istedin. Senden kaçtıklarını anlayınca mutlu oldun, çünkü korkutmuştun onları. Sonra onların neden bir kapısının olmadığı düşündün. Onlar neden kendilerini koruyamıyorlardı? Eline geçen fırsatı değerlendirip uzun ince bir hareketliyi ortadan ikiye ayırdın elinle. Gülmeye başladın sonra. Ortadan ikiye ayrılan şeylerin iki ayrı hareketliye döndüğünü görünce korkudan ayaklarını yere vurmaya başladın. En büyük korkunu o anda yaşamıştın. Hareketliler gittikçe çoğalıyor, vücudunu sarıyormuş gibi hissettin. Son sürat ağlamaya başladın, çığlıklar attın alevler çıkardın boğazında. Seni ayağa kaldıran o ellere yüzünü sürdün, teşekkür ettin ve toprağa bakmaya devam ettin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder